Küçükken gelen kağıt parçalarıydı. Sadece bakardım , sonrada bir yere koyardım hiç önemsemeden. Tanımıyordum nasıl olsa beni ilgilendirmiyordu. Yıllar geçerken savruk savruk, büyüdüğümü de o kağıt parçalarıyla anladım. Eskiden annemin babamın adı yazarken şimdi beni adım yazmaya başlamıştı zarflarda.. Bu sefer önemsememek,ilgilenmemek olmazdı. Hiç de aşikar olmayan duygularla tanıştırdı bu kağıt parçaları beni benle. Bir gün açtığımda zarfların birini, küçükken ip oynadığım, bir diğerinde tahta sıraları paylaştığım, bir diğerinde finalleri beraber çalıştıgım arkadaşlarım dostlarımın ismi karşılıyordu beni. Çoğu kez acıyı,hüznü, mutluluğu paylaştık ama bu benzemiyor daha önce paylaştıklarımıza diyorlardı. Bu kez " en mutlu" günümü paylaşıcaz diyorlardı. Diğerleri belki unutulmuş, tozlu hafızalarda tozunun alınmasını bekleyen anılar kalırken , şimdi her zaman hatırlayacağımız "günü"me gel ve tanık diyorlardı. Yıllar önce hayallerimizde konuştuğumuz , uzak diyerek ertelediklerimizin gerçek olma vakti diyorlardı.
