22 Haziran 2013 Cumartesi
25 Nisan 2013 Perşembe
Aşk Var mı Hala
Keje, Keje,...
Beni hapiste vurdular Keje.
Ölmedim.
Hastalandim, bir cigerimi orada biraktim yine ölmedim.
Cok dövdüler beni.
Kan kustum.
Ama ölmedim.
Yasadim.
Seni bir kez daha görebilmek icin yasadim.
Simdi bana dediler ki, kimse sesini duyamiyormus.
Susmussun.
Benimle de konusmayacak misin Keje, sesini duyamiyacak miyim.
K:
Eskiyalar ölünce hala yildiz olur.
26 Kasım 2012 Pazartesi
5 Kasım 2012 Pazartesi
3 Kasım 2012 Cumartesi
AŞKLAR İÇİNDE...
Denizin en az yeri bir köpüğü başlatıyor
Yürüyorum kumların çakıllarin yanı sıra
Yüreğimde bir sancı keskin bir akasya kokusundan
Avuçlarımda bir yanma
Büyüyen bir ürpertiyim sanki, kayıp gidiyorum üstünde sabahın
Oldu olacak
Eğilip bir taş alıyorum yerden, fırlatıyorum denize
Ufacık bir gülüş geçiyor suyun üzerinden
Bir çocuğun gülüşü gibi
Aşkların, nice aşklarin ayrılık günü gibi
Bir sokağın ucunda kaybolup solan
Daha çok solan, aşkların solgunluğu suyun üzerinde
Korularda yoğun bir erguvan sisi.
31 Ekim 2012 Çarşamba
GÖĞE BAKMA DURAĞI...
GÖĞE BAKMA DURAĞI
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
20 Ekim 2012 Cumartesi
Gündüz Düşleri
Futbolculuğu bir
başkadır, antrenörlüğü daha bir başka. Yazarlıkta ustadır. Gerçek bir
beyefendi, bir büyük başöğretmen, saygın bir futbol adamıdır. Geçmişten günümüze
esintiler yansıtan bir efsane kahramandır. Ölçülü, bilgili, engin kültürlü ve
görgülüdür. Döneme imza atanların başında o gelir. Çünkü o, her yönüyle Türk
futbolunun temel taşı sayılabilecek bir değerdir.
Fotoğraftan
karakter tahmini yapmak mümkün müdür? Bilimsel
olarak olmasa bile, insanların bazı fotoğraflarının, bize gerçekten de o şahsın
kişiliğiyle ilgili çok önemli ipuçları sunduğu oluyor Hemen örnek vermek
gerekirse; Metin Oktay’ın seyircinin tezahüratına karşılılık mahcup bir
ifadeyle yere bakarak sağ eli ile kalbini tutup, kendince seyircilerine teşekkür
bildiren fotoğrafı... Yusuf Tunaoğlu’nun her daim objektife baksa bile uzaklara
dalıp giden gözleri... Basri Dirimlili’nin maç bitiminde, yorgun ama mağrur,
forması ter, kan ve çamur karışımıyla lekelenmiş halde, alnındaki bandajla bir
fotoğraf karesine sığan hikayesi... Baba Hakkı’nın formasının üzerine giydiği
süveteriyle objektiflere yansıttığı o otoriter poz. Hepsi şimdilerin ışıltılı
ve TV kameralı dünyasının sahte gerçekliğinin karşısında tarihe düşülmüş vecizeler
sanki.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

