25 Nisan 2013 Perşembe

Aşk Var mı Hala





Keje, Keje,...
Beni hapiste vurdular Keje.
Ölmedim.
Hastalandim, bir cigerimi orada biraktim yine ölmedim.
Cok dövdüler beni.
Kan kustum.
Ama ölmedim.
Yasadim.
Seni bir kez daha görebilmek icin yasadim.
Simdi bana dediler ki, kimse sesini duyamiyormus.
Susmussun.
Benimle de konusmayacak misin Keje, sesini duyamiyacak miyim.

K:
Eskiyalar ölünce hala yildiz olur.

3 Kasım 2012 Cumartesi

AŞKLAR İÇİNDE...




Denizin en az yeri bir köpüğü başlatıyor
Yürüyorum kumların çakıllarin yanı sıra
Yüreğimde bir sancı keskin bir akasya kokusundan
Avuçlarımda bir yanma
Büyüyen bir ürpertiyim sanki, kayıp gidiyorum üstünde sabahın
Oldu olacak
Eğilip bir taş alıyorum yerden, fırlatıyorum denize
Ufacık bir gülüş geçiyor suyun üzerinden
Bir çocuğun gülüşü gibi
Aşkların, nice aşklarin ayrılık günü gibi
Bir sokağın ucunda kaybolup solan
Daha çok solan, aşkların solgunluğu suyun üzerinde
Korularda yoğun bir erguvan sisi.

31 Ekim 2012 Çarşamba

GÖĞE BAKMA DURAĞI...

GÖĞE BAKMA DURAĞI


 
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

20 Ekim 2012 Cumartesi

Gündüz Düşleri



Futbolculuğu bir başkadır, antrenörlüğü daha bir başka. Yazarlıkta ustadır. Gerçek bir beyefendi, bir büyük başöğretmen, saygın bir futbol adamıdır. Geçmişten günümüze esintiler yansıtan bir efsane kahramandır. Ölçülü, bilgili, engin kültürlü ve görgülüdür. Döneme imza atanların başında o gelir. Çünkü o, her yönüyle Türk futbolunun temel taşı sayılabilecek bir değerdir.

Fotoğraftan karakter tahmini yapmak mümkün müdür?  Bilimsel olarak olmasa bile, insanların bazı fotoğraflarının, bize gerçekten de o şahsın kişiliğiyle ilgili çok önemli ipuçları sunduğu oluyor Hemen örnek vermek gerekirse; Metin Oktay’ın seyircinin tezahüratına karşılılık mahcup bir ifadeyle yere bakarak sağ eli ile kalbini tutup, kendince seyircilerine teşekkür bildiren fotoğrafı... Yusuf Tunaoğlu’nun her daim objektife baksa bile uzaklara dalıp giden gözleri... Basri Dirimlili’nin maç bitiminde, yorgun ama mağrur, forması ter, kan ve çamur karışımıyla lekelenmiş halde, alnındaki bandajla bir fotoğraf karesine sığan hikayesi... Baba Hakkı’nın formasının üzerine giydiği süveteriyle objektiflere yansıttığı o otoriter poz. Hepsi şimdilerin ışıltılı ve TV kameralı dünyasının sahte gerçekliğinin karşısında tarihe düşülmüş vecizeler sanki.

13 Eylül 2012 Perşembe

Aslında En Kral Oydu!


Bir futbolcuyu anarken, sadece yeteneklerini değil, sakinliğini, efendiliğini, dürüstlüğünü ve zarafetini hatırladığımız kaç isim var? Ya da soruyu farklı şekilde sorarsak; bir insanın bünyesinde hem yeteneği hem de bu özellikleri birleştirmesi mümkün mü?

Türkiye sınırları içinde bu soruya verilecek en hızlı cevap, tuttukları takımın rengi ne olursa olsun, yaşı
Kırkı aşkın olan futbolseverlerin ağzından aynı anda ses buluyor: Metin Oktay…
O kraldı ve hâlâ kral.